Venezuela’da 65 Milyar Varil: Trump Gerçekte Ne Satın Aldı?
Trump, bu haftasonu ABD’nin Venezuela ile “dünya tarihinin en büyük petrol anlaşmasını” yaptığını ve 65 milyar varilden fazla kanıtlanmış petrol rezervi üzerinde çoğunluk kontrolü elde ettiğini açıkladı.
İçeridekiler
Venezuela’da 65 Milyar Varil: Trump Gerçekte Ne Satın Aldı?
Trump, bu haftasonu ABD’nin Venezuela ile “dünya tarihinin en büyük petrol anlaşmasını” yaptığını ve 65 milyar varilden fazla kanıtlanmış petrol rezervi üzerinde çoğunluk kontrolü elde ettiğini açıkladı. Anlaşmanın petrol arzını artıracağını, ABD’nin petrol rezervlerini iki katından fazla büyüteceğini ve benzin fiyatlarını düşüreceğini de ekledi yani ara seçimler öncesi petrol bulundu…
İlk bakışta gerçekten olağanüstü bir rakamdan bahsediyoruz. 65 milyar varil, ABD’nin mevcut kanıtlanmış petrol rezervlerinden bile büyük. Üzerine yaklaşık 100 milyar dolarlık özel yatırım planını da ekleyince Venezuela’nın kısa sürede küresel petrol piyasasına geri döneceği düşünülebilir.
Fakat burada üç farklı şeyi birbirinden ayırmak gerekiyor: rezerv, yatırım ve üretim. Çünkü ilk ikisi ne kadar büyük görünürse görünsün petrol fiyatını sonunda üçüncüsü belirliyor.
65 Milyar Varil Nerede?
Venezuela’nın yaklaşık 303 milyar varille dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip olduğu zaten yeni bir bilgi değil. Buna rağmen ülke bugün yalnızca yaklaşık 1,25 milyon varil/gün üretebiliyor.
Aslında bütün hikâyeyi bu iki rakam arasındaki uçurum anlatıyor.
Venezuela’nın problemi hiçbir zaman petrol bulamamak değildi. Problem, yerin altındaki petrolü ekonomik ve sürdürülebilir biçimde yerin üstüne çıkarabilmekti.
Üstelik rezervlerin önemli bölümü Orinoco kuşağındaki ağır ve ekstra ağır petrolden oluşuyor. Bu petrolü çıkarıp doğrudan tankere yükleyemiyorsunuz. Seyreltici gerekiyor, boru hatları gerekiyor, işleme tesisleri gerekiyor, güvenilir elektrik gerekiyor. Bunların önemli kısmı da Venezuela’da yıllarca yeterli yatırım görmedi.
Dolayısıyla 65 milyar varil bir arz rakamı değil, kaynak rakamı ve bu aradaki fark büyük.
Faizsiz ihtiyaç kredisi / taksitli nakit avans fırsatları
3 Ay vadeli ₺25.000'ye varan kredi
3 Ay vadeli ₺25.000'ye varan taksitli nakit avans
3 Ay vadeli ₺50.000'ye varan taksitli ek hesap
65 Milyarın Yanına Bir de 100 Yılı Koyun
Anlaşmayla ilgili en ilginç detaylardan biri, konuşulan 100 yıllık geliştirme hakkı. İki rakamı yan yana koyduğunuzda manşetin etkisi biraz değişiyor.
65 milyar varilin tamamının 100 yılda üretildiğini varsaysak yıllık yaklaşık 650 milyon, günlük yaklaşık 1,8 milyon varil eder.
Bu bir üretim tahmini değil. Rezervlerin tamamının ekonomik olarak üretileceğini de bilmiyoruz. Fakat bize çok önemli bir şey gösteriyor:
Trump’ın bugünkü benzin fiyatlarıyla aynı cümlede kullandığı 65 milyar varil aslında nesiller boyunca geliştirilecek bir rezerv tabanının rakamı.
Petrol piyasasının sorduğu soru ise çok daha kısa vadeli:
Venezuela’nın bugünkü 1,25 milyon varil/gün üretimi 2027’de kaç olacak?
1,4 milyon mu? 1,6 milyon mu? 2 milyon mu?
Petrol fiyatını bunlar etkiler.
100 Milyar Dolar da Göründüğü Kadar Büyük mü?
Aynı ölçek problemi yatırım tarafında da var.
100 milyar dolar ilk bakışta inanılmaz büyük görünüyor. Fakat yatırımın 10 yıldan uzun bir döneme yayılması konuşuluyor. Bu durumda yılda 10 milyar doların altında bir sermaye harcamasından bahsediyoruz.
2010–2020 arasında küresel upstream petrol ve gaz yatırımları yaklaşık 6 trilyon dolardı.
Yani Venezuela gibi enerji altyapısının büyük bölümü rehabilitasyon isteyen bir ülke için 10+ yılda 100 milyar dolar, manşette göründüğü kadar sıra dışı değil.
Asıl soru bunun zaten beklenen yatırımların üzerine gelen ilave sermaye olup olmadığı.
Ocak Ayından Bugüne Ne Değişti?
Ocak ayında “Rejim değişti, petrol neden akmadı?” diye yazmıştım. O yazıyı da okumadıysanız okumanızı öneririm ki bu yazı daha anlamlı olsun. O zamanki temel argümanım siyasi değişimin fiziksel üretim kapasitesini bir gecede değiştiremeyeceğiydi.
Bugün bu tez değişmiş değil ama hikâyede yeni bir aşamaya geçiyoruz.
Ocak ayında siyasi kapı açılmıştı. Şimdi sermayenin o kapıdan girebilmesini sağlayacak hukuki ve ekonomik yapı kurulmaya çalışılıyor.
ABD bugün 65 milyar varillik bir rezerv tabanının gelecekte kim tarafından geliştirileceği, sermayenin nereden geleceği ve üretilen petrolün nereye akacağı üzerinde kontrol kurmaya çalışıyor.
İşte anlaşmanın gerçek önemi burada.
İran Neden Bu Hikâyenin İçine Giriyor?
Fakat Trump’ın kullandığı dilin beklenmedik sonuçları olabilir. Buna ne kadar dikkat ediliyor bilmiyorum.
İran rejimi yıllardır ABD destekli muhalefeti “rejim değişikliği üzerinden ülkenin kaynaklarını Batı’ya teslim etmekle” suçluyor. Şimdi ABD Başkanı, Maduro’nun devrilmesinden aylar sonra açıkça Venezuela’nın “65 milyar varillik petrol rezervlerinin kontrolünü aldık” diyor.
Tahran ve IRGC açısından bundan daha kullanışlı propaganda malzemesi bulmak zor.
Aynı problem Irak’ta Exxon ve Chevron gibi Amerikan şirketlerinin önüne de çıkabilir. Petrol milliyetçiliğinin güçlü olduğu bir ülkede Amerikan şirketleri ticari anlaşma yapmaya çalışırken Washington’dan gelen “rezervlerin kontrolünü aldık” dili işleri kolaylaştırmaz.
İran ve Hürmüz krizi Venezuela’nın stratejik değerini artırıyor olabilir; fakat buradan “Venezuela Hürmüz’ün yerini alacak” sonucu da çıkmıyor. Bu üretim ölçeğiyle bugün mümkün değil.
Manşette 65 Milyar, Piyasada Kaç Varil?
Trump’ın açıklamasında yanlış olan 65 milyar varilin büyüklüğü değil. Yanıltıcı olan, rezerv büyüklüğü ile bugünkü arz kapasitesinin aynı hikâyeymiş gibi anlatılması.
65 milyar varil rezerv var. 100 milyar dolar yatırım konuşuluyor. 100 yıllık bir geliştirme perspektifi var ama petrol piyasasının bilmek istediği rakam bunların hiçbiri değil. Çünkü zaten sıkışma ön tarafta, kısa-orta vadede.
Kaç varil/gün ve ne zaman?
Bu sorunun cevabı gelmeden 65 milyar varil bugünkü petrol fiyatı için bir arz haberi değil.
Bu, ABD’nin önümüzdeki birkaç nesil için almaya çalıştığı üretim opsiyonu.

Kerem Pirim
Finansal piyasalar, makroekonomi ve kripto piyasası üzerine içerik üreten bir analist ve yazardır.
