Kasım Kıskacında Eko-Finans Gündemi
Artık son günlerini yaşadığımız 2026 yılının; önceki yıldan devralarak adeta “kararlılıkla” sürdürdüğü yoğun Belirsizlik/Gerginlik İklimi’ni önümüzdeki yıla miras bırakacağı görüşü ağırlık kazanıyor.
Süregelen Savaşlar; Seçimler; Siber-Tehditler; Süper Zeka (AI için Trump Versiyonu) başta gelmek üzere, yaşanılan “Sıkıntılı Tablo” ; Eko-Finans Dünyasının yaşanan kaderi/seyri haline geliyor.
Kasım Kıskacında Eko-Finans Gündemi
Artık son günlerini yaşadığımız 2026 yılının; önceki yıldan devralarak adeta “kararlılıkla” sürdürdüğü yoğun Belirsizlik/Gerginlik İklimi’ni önümüzdeki yıla miras bırakacağı görüşü ağırlık kazanıyor.
Süregelen Savaşlar; Seçimler; Siber-Tehditler; Süper Zeka (AI için Trump Versiyonu) başta gelmek üzere, yaşanılan “Sıkıntılı Tablo” ; Eko-Finans Dünyasının yaşanan kaderi/seyri haline geliyor.
Finansal piyasalar için zorunlu tatil dönemini temsil eden Noel Tatiline sayılı günler kala, özellikle Kasım ayının; “kırk Çarşambanın bir araya gelmesi” deyiminin işaret ettiği bir sıkışık ve bunaltıcı serime sahne olması bekleniliyor. Hal böyle olunca, “Kasım Kıskacı” kavramı penceresinden durum güncellemesi yapma ihtiyacı ortaya çıkıyor.
Kasım ayı piyasaları, Petrol ve Amerikan Doları hariç, finansal varlıkların tamamında önemli kayıp ve gerilemelerin yaşandığı bir haftanın hemen ardından açılıyor. Altın ve Gümüşün ön plana çıktığı değerli Metaller kulvarında yaşanan değer kayıpları toplamı bir trilyon Dolara yaklaşıyor. Güçlü bir siber saldırı ile sarsılan Kripto Varlıklar için tekrar bir toparlanma görülse de, iki yüz milyar Dolar civarında bir erimenin ortaya çıktığı ifade ediliyor. Başta teknoloji hisselerinde yaşanan sert düşüşler ve hacimli satışlar sonrasında küresel borsalarda iki trilyon Dolarlık bir erime yatırımcı hanelerine yazılıyor.
Böylece, Kasım ayının ilk işlem gününden başlayarak, önceki kapanış haftasında ana finansal varlık kulvarlarının tamamında yaşanan üç trilyon Dolarlık paçal kayıp olgusu üzerinden hesapların yeniden kesileceği; pozisyonların alınacağı bir serime giriliyor. Her sene bu dönemlerde zihinleri işgal eden ve yatırım stratejilerini belirleyen yılsonu “Noel Baba (Yukarı Yönlü) Rallisi” evresine geçilmesi dahi netlik kazan(a)mıyor; dikkatlerin; önce “Stop Loss-zararın sonlandırılması” noktasında yoğunlaştırılması gerekiyor.
Bir türlü sonlandırılamayan Savaş Jeo-Politiği ekseninde; Petrol fiyatlarının senenin son haftalarını üç haneli düzeylerde tamamlama ihtimali artıyor. Nitekim, İsviçre merkezli UBS, yıl sonu tahminini; bir kalemde %10 oranında arttırarak, 110 Dolar seviyesine çıkarıyor. İlaveten, Goldman Sachs, daha önce 90 Dolar olan yılsonu öngörüsünü 105 Dolar olarak revize ettiğini açıklıyor. Artık ABD’nin en büyük tedarikçi olarak öncülük ettiği yeni bir “Petrol Fiyatlandırma ve Lojistik Yapılandırma” evresine geçildiği anlaşılıyor.
Başta Çin olmak üzere merkez bankalarının külliyetli altın alımlarına karşın, Altın fonlarından eş zamanlı olarak yapılan büyük montanlı satışlar dikkat çekiyor. Geçtiğimiz hafta “pas geçme” ortak kararında buluşan başta FED olmak üzere Avrupa ve Japonya merkez banka kararları bile Altın’ın aşağı yönlü gidişini engelleyici etki doğuramıyor. Altın fiyatlaması başlığı altında ders kitaplarına konu olan; “Hindistan’da Festival Zamanları” bile bu günlerde beklenen katkıyı sağlayamıyor. Altın; kitlelerin zihninde, geleneksel “güvenli liman” duruşu dahil, hikayesinin yeniden sorgulandığı dönemlere giriyor.
Altın için yaşanan “Güçlü Dolar ve Artan Petrol Fiyatı Kıskacı” sendromu, şimdi Kasım Kıskacı ilave etkisine ve sıkıntılı bölgesine geçmiş oluyor. Piyasalarda geçen sene sonundan başlayarak yaşanan ve yılbaşında 5,600 Doları gören, ancak Kasım başında 3,800 Dolarda tutunmaya çalışan Altın için benzer senaryo/kurgunun tekrarlanma ihtimalleri üzerindeki tartışma ile değerlendirmeler yoğunluk kazanıyor, zihinleri daha fazla meşgul etmeye; beklenti şemalarını yeniden yapılandırmaya başlıyor.
Kripto varlıklar ekseninde yaşanan büyük çaplı Siber-saldırı sonucunda, dakikalar içinde milyarlarca Dolarlık kayıp ve para ile ölçülemeyen bir güven erozyonu ile Kasım ayına giriliyor. Geçen sene içinde gördüğü 126 bin Dolar seviyelerinden sonra Kasımın ilk günlerine 77 bin Dolar düzeylerinde giren önde gelen Kripto Varlık için, Altın benzeri bir yeniden çıkış senaryosu tekrarı üzerine tartışmalarda “iştahın kesildiği” görülüyor.
ABD başta olmak üzere, hükümet kanatlarının hazırla(n)dığı “Dijital Para” kurgusu netlik kazandığı oran ve vadede Kripto Varlık nefesinin kesileceği; menzilinin daraltılacağını şimdiden öngörmek gerekiyor. Üstelik, “kripto” konseptinin doğuşunda rol oynayan bilgi işlem ve dijitalleşme kabiliyetlerinin hızlı gelişim sürecinde “kendi kuyruğunu yiyen yılan misali” bir anda en büyük tehdit ve kıskaç mekanizması haline dönüşebileceği gerçeği ortada duruyor. Giderek artan ve keskinleşen Siber Tehditler kadar, Kuantum Bilgisayar/Bilgi İşleme alanındaki hızlı gelişmelere karşısında Kripto varlıkların” varoluş sorunu” ile karşılaşmaları ihtimal ve riskleri artıyor.
Bir trilyon Dolara yaklaşan yatırımlar ile küresel planda, başta ABD sermaye piyasalarının lokomotifi olarak tempolu yükseliş rallisi başlatan ve sürdüren Teknoloji-Yapay Zeka sektör hisseleri, senenin son dönemecine ters bir makasta giriyor; öncü hisselerde yüksek montanlı değer kayıpları yaşanıyor. Eş zamanlı olarak Çin piyasalarında ortaya çıkan bu durum, “Yapay Zeka-Teknoloji Balonu” tartışmalarını ve “Büyük Çöküş” senaryolarını yeniden gündeme taşıyor. Yapay Zeka (AI) kulvarının tartışmasız öncüleri ve bu alanda kıyasıya birincilik mücadelesi sürdüren iki ülke sermaye piyasalarında eş zamanlı olarak ortaya çıkan bu tablo üzerinden yeni analizlere alan açılmış bulunuyor.
Geçtiğimiz ay içinde Fransa’da başlayan ancak pek çok Avrupa ülkesine süratle yayılan ve yaygınlık kazanan toplumsal protesto hareketlerinin Kasım başında Almanya’ya sıçradığı izleniyor. Eğitim sendikaları ve öğrenci talepleri ile tetiklenen olayların, farklı grupların ve taleplerin ilavesiyle genişlediği ve kamu güvenliğini tehdit eden toplu hareketlere dönüştüğü değerlendiriliyor. Ortaya çıkan yağmalama ve çatışma görüntülerinin, ekonomik güven ve beklentileri olumsuz yönde etkilediğine şüphe bulunmuyor.
Kasım ayına devredilen kaotik gelişmelerin en geniş kapsamlısı olarak; beşinci yılını dolduran Ukrayna ve sekizinci ayına giren Körfez savaşlarını etiketlemek gerekiyor. Karadeniz’de lojistik akışı etkileyen; motorin kaynaklı enflasyon geçişkenliği sendromunu tetikleyen Rusya-Ukrayna çatışması yanında Körfez Savaşı için şimdi “ 4 Kasım” endişe çıpası ortaya çıkıyor. Merak ile beklenen 3 Kasım ABD seçimlerinden hemen sonra ABD’nin İran’ı hedef alan yeni bir saldırıyı başlatacağı haberleri gerginlik yaratıyor. Son iki aydır geniş çaplı saldırıların görülmediği Körfez Savaşında, yeni ve risk analizlerini değiştirecek bir döneme geçilme ihtimali, ileriye yönelik öngörülerin yeniden çalışılması zaruretini doğuruyor.
Kısacası, Kasım ile birlikte piyasalarda; Kayıpların giderilmeye çalışılacağı, Kaotik gelişme tablolarına hazırlık yapılacağı, Kestirim ve tahmin işinin daha karmaşık hale geleceği, Karamsar tarafı ağır basan beklenti ve güven grafiklerinin ortaya çıkacağı bir Eko-Politik gidişata adım atılmış bulunuyor; Kasım Kıskacı’ndan en az ve geri döndürülme ihtimali olan Kalıcı Zarar ile sıyrılma umudunu korumak, İhtiyatlı İyimserlik duruşuna sahip çıkmak gerekiyor.
Faizsiz ihtiyaç kredisi / taksitli nakit avans fırsatları
3 Ay vadeli ₺100.000'ye varan taksitli ek hesap
3 Ay vadeli ₺25.000'ye varan kredi
3 Ay vadeli ₺25.000'ye varan taksitli nakit avans
Prof. Dr. Murat Ferman
Prof. Dr. Murat Ferman, akademik derecelerini İstanbul Üniversitesi ve Virginia Tech. University ’den almıştır.“Bilimin kamuya yayılması” ilkesine öncelik veren bir akademisyen olarak, güncel makale ve radyo-televizyon yayınlarını yıllardır sürdürmektedir.
