Finansta Denge ve Balans

“Finans” ve özellikle “İleri-Yüksek Finans” denildiğinde akıllara ilk gelenin; hanehalkı veya bireylerden ziyade, teknik hesaplar; karmaşık grafik ve analizler olduğu biliniyor.


Yatırım şirketlerinin ve finansal medyanın sayfa ile ekranlarını, etkileyici ve karmaşık görünüme sahip tablo, çizelge ve grafikler dolduruyor. Daha ziyade, “önceden olmuşu açıklamada yetkin olan” uzman yorumcuların kullandığı özellikli terminoloji ve teknik söylemler kulak tırmalıyor.


Prof. Dr. Murat Ferman • Yayınlama: 19.10.2026 | Güncelleme: 19.10.2026 • 4 Dakika Okuma

Finansta Denge ve Balans logosu

Finansta Denge ve Balans

“Finans” ve özellikle “İleri-Yüksek Finans” denildiğinde akıllara ilk gelenin; hanehalkı veya bireylerden ziyade, teknik hesaplar; karmaşık grafik ve analizler olduğu biliniyor.



Yatırım şirketlerinin ve finansal medyanın sayfa ile ekranlarını, etkileyici ve karmaşık görünüme sahip tablo, çizelge ve grafikler dolduruyor. Daha ziyade, “önceden olmuşu açıklamada yetkin olan” uzman yorumcuların kullandığı özellikli terminoloji ve teknik söylemler kulak tırmalıyor.



Edwards ve Magee tarafından 1948 yılında yayınlanan “Hisse Senetlerinin Teknik Analizi” adlı öncü eser ile yaşantımıza giren Teknik Analiz yaklaşımı, Finans’ın ana temeli olma rolünü senelerdir elden bırakmıyor. Bununla birlikte, klasik grafik ve tablolar, artık iki ve/veya üç boyutlu olmanın ötesine taşınıyor ve bilgisayar yazılım destekleri çerçevesinde çok boyutlu ve ihtimalli/opsiyonlu analizleri parmak uçlarına ve evlerdeki ekranlara ulaştırılıyor.



Zaman içinde takipçileri ve hatta “müritleri” nezdinde yaygınlık kazanan Teknik Analiz; “Üçlü Zirve”, “Baş-Omuz Formasyonu”, “Elliot Dalgaları”; “Bollinger Bantları” gibi etkileyici kavramları kullanıma sunuyor. Bu ve benzeri sofistike terimleri kullanarak, tablo ve grafikler üzerinden gerçekleştirilen teknik analiz temelli yorum ve okumalar sıklıkla kamuoyunun karşısına çık(arıl)ıyor.



Özellikle 1990’lar sonrasının gelişen Hedge Fund (Serbest Yatırım Fonu) piyasalarında zengin veri setleri üzerinden gerçekleştirilen teknik analizler ön plana taşınıyor. Bu süreçte göze çarpan bir konu da, yaygınlık kazanma ve artan erişim kolaylığı çerçevesinde, teknik analiz hizmetlerinin her kesim ve hanehalkları bakımından erişilebilir/yaygın kullanıma açık bir duruma evrilmesi olarak not ediliyor.



90’ların sonunda yaşanan Asya Krizi;  2000’li yılların başında yaşanan İnternet Balonu Patlaması-“dotcom crash” başta sayılmak üzere, 21.Yüzyılın hemen başında yaşanan ilk eko-finansal krizler, “sağduyu”; “etik yaklaşım”, “uzun soluklu düşünme” gibi Teknik Analizlerde açıkça görülmeyen bir kısım parametrelerin de dikkate alınması gereğini hatırlatıyor. Bir başka deyişle; daha ileri ve ayakları yere basan Finansal Okur-Yazarlık kavramının sağlam temelleri inşa edilmeye başlanıyor.



Temel birikim, veri ve hesapların asla devre dışı bırakılmadığı, ancak, Teknik Analizin “kestirmeci ve katı keskinliğinin görece yumuşatıldığı; teknik olmayan dokunuşlarla hemhal edildiği” bir sürece geçiliyor. Finans’ın; rakam ve grafikler ile karmaşık hesapların ötesine “İNSAN” dokunuşu ile ve onun için var olduğu hatırlanıyor. İnsan sıcaklık ve kavrayışının dokunmadığı hiçbir analizin, sentetik ve soğuk içerik dairesinin dışına taşınamayacağı anlaşılıyor.



Teknik analizlerin; “matematik kesinlikle”, formül ve formasyonlar üzerinden gösterdiğini, kendi algı ve idraki ile sarmalayan/dengeleyen; sorumluluk sahibi birey/hanehalkları profilinin yaygınlık  kazandığı hız ve oranda İNSAN ODAKLI FİNANS yolunda ilerleme şansı yakalanıyor.



İşte, bu yüzden, uzman görüş ve desteklerin “kesinlikle uyulması gereken teknik gerçekler ve yatırım tavsiyesi” anlamına gelmediğinin bilincinde olduğu kadar, temel Finansal Okur-Yazarlık birikimine uzak durmayan birey/hanehalklarının varlığı önem kazanıyor.



Belki, İşletme-Yönetim alanında sıklıkla kullanılan Optimizasyon kavramını, burada hatırlamak gerekiyor; Finans’ta doğru çözüm, “katı teknik analiz” ile “temelsiz tüyo(duyum)” en uç noktaları arasında bir optimal yerde durabilmek üzerinden elde ediliyor!



Teknik Analiz’e tamamen ve kayıtsız inanmak kadar, kulaktan duyma bilgi ve tüyo ile hareket etmek de aynı kapıya çıkabiliyor ve Fransızların; “ Aşırı Uçlar Buluşur!” sözünü bu kez, Finans için sarf etmek uygun düşüyor.



Teknik Analiz birikiminin sunduğu etkileyici form ve formülleri, “mutlak doğru” olarak algılama çemberine sıkışmadan, ancak, “kulaktan dolma/tüyo malumatın” anaforuna kapılmadan finansal kararlarını alabilenler, Denge ve Balans ayarını yakalamada avantaj kazanıyor.



Finansal Denge ve Balans, belki de, teknik hesabın katı keskinliği ve insan zihin ve algılamasının kara kutusu arasında var olan ve “şans rüzgarlarının estiği” bir zeminde yakalanmaya çalışılıyor.

2000’li yılların hemen başında yayınladığı ve Türkçeye “Aldatıcı Rastlantısallık: Hayatta ve Piyasalarda Şansın Gizli Rolü” başlıklı eseri ile Nicholas Taleb, meselenin çok boyutlu ve katmanlı yönlerini usta bir anlatımla ortaya koyuyor.



Bir yönüyle Finansal Denge ve Balans; “Şans Şemsiye Kavramı altında derlenen faktörleri Teknik Analiz Treni altına atma seçeneği ile Teknik Analiz Trenine adımını dahi atmadan işi şansa bırakmak” arasında kuruluyor.



Kontrol altında tutulamayan; bireysel karar ve insiyatif dairesi dışında kalan bir şemsiye kavram kimliği taşıyan Şans üzerinden orta ve uzun vadede SÜRDÜRÜLEBİLİR SERVET sağlamanın, “teknik ve pratik olarak” mümkün olmadığını tekrar vurgulamak gerekiyor.



Sürdürülebilir Finansal Kazanımlar, teknik temel ve kaldıraçlar üzerinde inşa edilen, statik ve dinamik dengeye dayanan bir yapı, kestirmeden söylemek gerekirse; Balans ve Denge temelinde elde ediliyor .

Faizsiz ihtiyaç kredisi / taksitli nakit avans fırsatları

Yeni Müşterilere Özel
Faiz oranı%0
Vade3-6 Ay
Toplam tutar₺75.000

3 Ay vadeli faizsiz ₺25.000'ye varan taksitli nakit avans 

6 Ay vadeli faizsiz ₺50.000'ye varan kredi

Detay
Tüm faizsiz fırsatlar
Prof. Dr. Murat Ferman

Prof. Dr. Murat Ferman

Prof. Dr. Murat Ferman, akademik derecelerini İstanbul Üniversitesi ve Virginia Tech. University ’den almıştır.“Bilimin kamuya yayılması” ilkesine öncelik veren bir akademisyen olarak, güncel makale ve radyo-televizyon yayınlarını yıllardır sürdürmektedir.