Finans İçin Bütüncül Dokunuşlar
“Müzik” denildiğinde akıllara nasıl hemen orkestra; şarkı; nota benzeri kavramlar geliyorsa, “Finans” sözcüğü de, rakam; grafik; hesap gibi başlıkları çağrıştırıyor.
Finans İçin Bütüncül Dokunuşlar
“Müzik” denildiğinde akıllara nasıl hemen orkestra; şarkı; nota benzeri kavramlar geliyorsa, “Finans” sözcüğü de, rakam; grafik; hesap gibi başlıkları çağrıştırıyor.
Finansçılar, sayılar üzerinden yapılandırılmış bir çerçevede ve grafikler ile kurgulanmış bir dünyada profesyonel kariyerlerini inşa ediyor ve işlerini yürütüyorlar. Hesap- kitapla hemhal olmuş bir dünyada, pek çok finans profesyonelinin teknik/mühendislik formasyonu sahibi bulunduğu; sayısal ekollerden yetiştikleri görülüyor.
Bazılarına ve hemen daima “sayılara mesafeli duranlara” göre, finansın karmaşık yapılı; teknik jargon (söylem) ağırlıklı koridorlarında kariyer yolculuğuna çıkmak en azından göz korkutucu bulunur iken, diğerlerinin “rahatlıkla at oynattıkları” bir alan olarak çekiciliğine kapıldıkları bir yolculuk tadında değerlendiriliyor.
Kimileri; uzmanların ekranlarda sergilediği Teknik Analiz model ve uygulamalarını keyifle sindirmeye çalışırken, diğerleri; karşılarında karmaşık ve kendilerine uzak bir resim görüyor. Önceleri, “kağıt üzerinde”, uzunca bir süredir artık “ekranlarda” yer alan uzun formüllerin ve hareketli grafiklerin işaret ettiği sonuçlar, akıl ve mantığın; finansın teknik ilkelerinin “bilimsel sonucu “ olarak sunuluyor.
Konut fiyatlarından; hisse senedi değerlerine kadar tüm finansal varlıklar için ortaya konulan alternatif değerleme yaklaşım ve sayısal modelleri geniş bir külliyat oluşturuyor. Bilgisayar destekli analiz ve raporlar sonucu elde edilen “değer” ve/veya “fiyatlar” adeta, bilimsel kesinlik kazanmış referans çıktıları etiketiyle değerlendiriliyor; finansal kararlara esas alınıyor.
Yüksek Finans (High Finance) gibi şemsiye kavramlar altında, Finansal Mühendislik (Financial Engineering) tasarımları ile ortaya çıkan Türev Varlıklar üzerinden en yüksek getirili sistemlerin kurulduğu ve çalıştırıldığına dair pek çok örnek bulunuyor. Ancak, iş; dönüyor, dolaşıyor ve en sofistike finans mimarisinde dahi, temel ve basit başlangıç matematiğinde düğümleniyor. Buna en güncel örneği; 2008 Konut Kredisi Krizi oluşturuyor, teknik maharet ile defalarca “türetilen-paketlenen” konut kredi mimarisi, aylık bin Doları dahi geçmeyen taksitini öde(ye)meyen insan marifetiyle, “iskambil kağıdından kulenin yıkılması” benzeri yerle yeksan oluyor!.
İnsan’a rağmen Finans, ne kadar teknik ve gelişmiş bir ileri yapıyı temsil ederse, etsin; sürdürülebilir bir model kimliğini kazanamıyor, İnsan (Amaç) eksenli bir mimaride Araç olmanın ötesine geçemiyor. O halde, belki sadece “paranın zaman değeri” temel model ve formülleri esirgenerek, finansın katı-sayısal yapılanmasına “İNSAN” unsurunu dahil etmek; işin temeli kılmak sonucuna ulaşılıyor.
Ancak ve bununla beraber, bir aykırı soruyu da gündeme getirmek gerekiyor; “esasen kendisi de itibari/FİAT para özelliği taşıyan (değerli maden karşılığı/çıpası bulunmayan) herhangi bir para birimi üzerinden yapılan en ileri hesaplamalar hangi oranda gerçekliği yansıtıyor?!”
Üstelik, Enflasyon sendromunun varlığı durumunda, hesaplama ve analizlere temel olan para için ortaya çıkan “değer aşınması/kaybı/dengesizliği” ekseninde hangi kesin ve güvenilir sonuçlara ulaşılabileceği tartışmaları gündeme geliyor. Nitekim, finansal hesaplamaların temelinde, “enflasyondan arındırma/düzeltme/deflate etme” teknikleri de yer alıyor. Ancak finansal teknik ve yaklaşımların uygulanması ile “enflasyonun şişirici; hakikatı perdeleyici etki ve illüzyonu” bertaraf edilebiliyor. Deyim yerindeyse; enflasyonla bulaşık rakamların gerçek yüzleri (değerleri)” ortaya çıkarılarak, birey ve kurumların sağlıklı finansal karar verme süreç ile dinamiklerine en büyük hizmet sunulmuş oluyor.
Böylece, Finansın “sayılarla örgülü” katı ve mantıksal mimarisi; İnsan’ın değişken ve değişir duygusal dünyası ve psikolojisi ile ortak etkileşime giriyor. Teknik ve standart hesaplamalar sonucu elde edilmiş aynı somut sonuçların, farklı insanlar tarafından farklı şekilde algılanma tablolarına da şaşırmamak gerekiyor!
Bazıları, aynı rakamlar üzerinden bir fırsat “yakalar iken”, diğerleri “uzak kalınması gereken bir finansal alternatif” etiketini hemen yapıştırma tercihini sergiliyor. Kimileri için “yüksek riskli” kategoride yer alan bir finansal tercih, diğerleri bakımından “kaçırılmaması gereken fırsat” olarak itibar ve tercih görebiliyor. Bize göre “etik olmayan”, size göre “pekala uygun ve mümkün” hale sokulabiliyor…
O halde rakam ile grafiklerin görece katı/objektif/bilimsel duruşları ile önümüze getirdikleri somut sonuçları, kendi izan ve anlayışları ile esnek/sübjektif/duygusal mercekten süzerek faklı kılındığı gerçeğinin altını çizmek gerekiyor. Eko-Politik çerçeve üzerinde yükselen Finans Disiplini, tam da bu sebeplerle, Davranışsal Finans ortak kulvarını inşa ediyor.
Objektif (Hesap) ile Subjektif (Kişisel Algı) gerçeklikleri Davranışsal Finans ortak platformunda buluşturuluyor. 1970’li yıllardan bu yana hızla gelişen Davranışsal Finans birikimine en büyük katkı sağlayanlar arasında, Robert Shiller gibi aynı zamanda somut değerleme modellerini de geliştiren isimlerin yer alması dikkat çekiyor. Rakam ve grafikler ile yapılandırılmış modellerin “erişemediği” analiz düzeyine, davranışsal/insana dair örgülerin dahil edilmesiyle zenginlik kazandırılıyor.
Üstelik, teknik hesap-kitaba hakim ol(a)mayan bireylerin hemen tamamı için, elde edilen sonuçların onlara “anlaşılabilir formda” sunulması yolunda bu birikimin kazanım ve prensiplerinden yararlanılıyor. Böylece, Finans’ın teknik donanım ve mekaniği; Birey’in duygusal yön ve davranışsal duruşu ile buluşturulmuş oluyor.
Hesap.com gibi açık pazar yeri platformlarının ilgilenen herkese sunduğu katma değerli hizmetlerin arka planında bu bütünleştirici (sentez) yaklaşım yer alıyor. Teknik ehliyet ve beceri ile ulaşılan somut rakamlar, karşılaştırmalı platformda bireylerin değerlendirme ve seçme sürecine destek sağlıyor. Herkes, önüne getirilen açık ve net rakamsal tabloyu; kendi davranışsal tercih ve algı tarzı çerçevesinde değerlendirme ve kendi finansal tercihine ulaşma fırsat ve özgürlüğünü yakalamış oluyor.
Bu suretle, kendi algı ve kişisel iradesi ile hem teknik, hem de davranışsal boyutları olan bir karar/tercihe varacak kişiler bakımından, alternatif setine tamamen ve eşitlikçi paylaşımla hakim olma fırsatı sağlanıyor. Hesap.com ve benzer bilgi platformlarının; Finansın temel ziyneti olarak kabul edilen “Simetrik (Herkesin Erişimine Açık) Bilgi” sağlanması yolunda en büyük/bütüncül katkıyı sağladığı görülüyor. Gerisi, kendi duygu ve algı dünyasını, Finansal Okur-Yazar olma teknik donanımı ile terbiye edenlerin kişisel tercihlerine kalıyor.
Faizsiz ihtiyaç kredisi / taksitli nakit avans fırsatları
6 Ay vadeli 100.000 TL taksitli ticari kredi
6 Ay vadeli 50.000 TL taksitli avans
Prof. Dr. Murat Ferman
Prof. Dr. Murat Ferman, akademik derecelerini İstanbul Üniversitesi ve Virginia Tech. University ’den almıştır.“Bilimin kamuya yayılması” ilkesine öncelik veren bir akademisyen olarak, güncel makale ve radyo-televizyon yayınlarını yıllardır sürdürmektedir.
