Piyasalar Jeopolitik Riski Neden Geç Fiyatlar?
Piyasalar jeopolitik riskleri geç fiyatladığında bunun nedeni çoğu zaman haberi kaçırmaları olmaz. Asıl neden, o haberin ilk anda yanlış kategoriye koyulmasından çıkar.
İçeridekiler
İlk Tepki Hızlıdır, Asıl Fiyatlama Daha Yavaş Gelir
Piyasalar jeopolitik riskleri geç fiyatladığında bunun nedeni çoğu zaman haberi kaçırmaları olmaz. Asıl neden, o haberin ilk anda yanlış kategoriye koyulmasından çıkar. Ekrana önce savaş, saldırı, misilleme, ateşkes, yaptırım gibi başlıklar düşer. İlk refleks de doğal olarak olayın sıcaklığına odaklanır. Gerilim artıyor mu, azalıyor mu, taraflar geri adım atıyor mu? Fakat piyasa için asıl belirleyici olan şey, bu olayın ekonomik sistemin içine ne kadar derin sızacağı ve asıl konuşulması gerekenin de bu nokta olmasıdır.
Benim burada gördüğüm şey şu: jeopolitik bir gelişme ilk anda manşet gibi fiyatlanıyor, ama asıl etkisi daha sonra bilanço tarafında ortaya çıkıyor. Enerji akışları bozuluyorsa, taşımacılık maliyetleri yükseliyorsa, tedarik zinciri uzuyorsa, şirket marjları baskı altına giriyorsa ve enflasyon beklentileri yeniden yukarı kayıyorsa, mesele artık dış politika başlığı olmaktan çıkıyor. Makro baskıya dönüşüyor. Piyasanın geç kaldığı yer de tam burası oluyor. İlk hareket habere geliyor, asıl fiyatlama ise o haberin ekonomik yükü görünür hale geldikçe oluşuyor.

Faizsiz ihtiyaç kredisi / taksitli nakit avans fırsatları
3 Ay vadeli 50.000 TL'ye varan kredi
3 Ay vadeli 50.000 TL'ye varan taksitli avans hesap
Bugün Piyasanın Verdiği Tepki Bir Çözüm Değil, Bir Rahatlama Hareketi
Son günlerde fiyatlamaya baktığımda da tam olarak bunu görüyorum. Yüzeyde güçlü bir rahatlama var. Bitcoin bir haftada yüzde 9,46 yükselmiş. S&P 500 yüzde 3,52, Nasdaq 100 yüzde 4,39 yukarı gitmiş. VIX yüzde 16,64 düşmüş. İlk bakışta bunlar, risk iştahının kuvvetli döndüğünü düşündürüyor. Ama aynı anda enerji tarafında çok sert bir geri sarma var: Heating Oil yüzde 13,75, WTI yüzde 13,42, Brent yüzde 12,68 düşmüş. Yani piyasa tek yönlü bir güven inşa etmiyor; geçen haftaki enerji şokunu bu hafta agresif biçimde geri fiyatlıyor. Bu bana kalırsa çözüm fiyatlaması değil, şok sonrası rahatlama fiyatlaması.
Buradaki kritik ayrım şu: manşet sakinleşebilir ama maliyet baskısı aynı hızla ortadan kalkmaz. Ateşkes iyimserliği ya da görüşme beklentisi, arz şoku priminin bir kısmını geri aldırabilir. Fakat bu, riskin sistemden tamamen silindiği anlamına gelmez. Çünkü enerji tarafında oluşan baskı önce navluna, sonra üretim maliyetlerine, oradan enflasyon beklentilerine, sonra da büyüme tahminlerine sızar. Piyasa ilk gün bunu topyekûn fiyatlamaz. Önce korkuyu fiyatlar, sonra rahatlamayı fiyatlar, en son da hasarın kalıcı kısmını hesaplamaya başlar. Jeopolitik gecikme tam olarak burada oluşur.
Asıl Dikkat Edilmesi Gereken Şey Fiyatların Yükselmesi Değil, Zeminin Hâlâ Kırılgan Olması
Bence şu an en önemli sinyal, hisse senetlerinin ya da Bitcoin’in ne kadar yükseldiği değil; bu yükselişe rağmen piyasa iç kalitesinin hâlâ çok sağlam görünmemesi. Fiyatlar haber öncesinde çok baskı görmüş alanlarda rahatlıyor olarak gözükebilir ama piyasa zemini henüz ikna edici değil. Yani yukarı hareket var, fakat o hareketin altında henüz dengeli, yaygın ve kalıcı bir trend oluşmuş değil.
Bunun nedeni de aslında çok net: enerji tarafı iki haftada klasik bir kamçı etkisi üretti. Bir hafta sert yukarı, ertesi hafta sert aşağı. Böyle dönemlerde büyük fiyat hareketi olur ama sinyal kalitesi bozulur. Benim bunu okuma biçimim şu: metaller şu anda daha temiz ve daha tutarlı sinyal veriyor; enerji ise hâlâ gürültü üretiyor. Altın, bakır, gümüş, platin tarafı daha istikrarlı bir yapı kurarken enerji cephesi hâlâ “haber akışıyla savrulan” alan gibi duruyor. O yüzden piyasadaki yükselişi doğrudan “risk bitti” diye değil, “riskin ilk fiyatlaması dağıldı ama ikinci tur etkiler henüz netleşmedi” diye okumak daha doğru geliyor.
Jeopolitik Risklerde Asıl Gecikme Veride Değil, Zihindedir
Burada işin psikoloji kısmı çok önemli. Piyasa karmaşık olayları basitleştirmeyi sever. En kolay yol da yaşananı geçici bir haber gibi görmek, zincirleme etkilerini sonraya bırakmaktır. Bu yüzden bazen ilk anda aşırı panik olur, bazen de kısa süreli bir sakinlik görünce herkes riskin geçtiğini varsayar. Oysa gerçek ekonomik hasar manşet gibi değil, süreç gibi çalışır. Zaman içinde yayılır. Verilere, marjlara, maliyetlere, büyüme beklentilerine ve değerlemelere sızar.
Benim bugünkü değerlendirmem şu: piyasa ilk şoku büyük ölçüde atlattığını düşünüyor olabilir, ama hâlâ hasarın nihai boyutunu fiyatlamış değil. Çünkü enerji tarafı istikrarlı bir yön üretmiyor, denizcilik- taşımacılık tarafındaki sorunlar tamamen çözülmüş görünmüyor, buna rağmen riskli varlıklarda güçlü bir rahatlama var. Bu kombinasyon bana “mesele kapandı” hissi vermiyor. Daha çok, piyasanın manşeti geride bırakıp henüz bilançoya tam bakmadığı bir ara evrede olduğumuzu düşündürüyor. Jeopolitik risklerde en tehlikeli bölge de zaten burasıdır: herkes haberi duymuştur ama gerçek faturayı henüz kimse tam hesaplamamıştır.
25.000 TL faizsiz taksitli avans
Sponsor
Yeni müşterilere 3 ay vadeli, faizsiz 25.000 TL’ye varan taksitli avans
Toplamda 22.000 TL’ye varan Chip-para fırsatı
Kerem Pirim
Finansal piyasalar, makroekonomi ve kripto piyasası üzerine içerik üreten bir analist ve yazardır.
