Finans İçin Tarihsel Ders Ve Çıkarımlar

“Tarih tekrar(lanma)dan ibarettir; ibret alınsaydı hiç (aynı seyirler) tekrar yaşanır mıydı?! ” formunda ifade edilen bir şairane söz, ortak kültür hazinemizde yer alıyor. Her toplum ve coğrafya için ve her zaman geçerliği test edilerek adeta yeniden doğrulanan bu başparmak kuralı kapsamına, Finans ve Piyasa dinamiklerinin de dahil edilmesi gerekiyor.


Prof. Dr. Murat Ferman • Yayınlama: 28.09.2026 | Güncelleme: 28.09.2026 • 5 Dakika Okuma

Finans İçin Tarihsel Ders Ve Çıkarımlar logosu

Finans İçin Tarihsel Ders Ve Çıkarımlar

“Tarih tekrar(lanma)dan ibarettir; ibret alınsaydı hiç (aynı seyirler) tekrar yaşanır mıydı?! ” formunda ifade edilen bir şairane söz, ortak kültür hazinemizde yer alıyor. Her toplum ve coğrafya için ve her zaman geçerliği test edilerek adeta yeniden doğrulanan bu başparmak kuralı kapsamına, Finans ve Piyasa dinamiklerinin de dahil edilmesi gerekiyor.


Finansal Krizler; Mali Sıkıntı ve Çöküşler gibi tarihe geçmiş rutin-dışı yaşanmışlıkların öncekilere benzer akış ile yapılanmalarda, tekrar ve tekrar ortaya çıktıkları; “patladıkları” görülüyor. Oysa, Finans literatüründe, bu kulvardaki tarihsel birikim ve çıkarımları işaret eden zengin bir külliyat herkesin ilgi ve idrakini bekliyor.


Genel-geçer bir ifadeyle; tarih boyunca “Paranın Öyküsü” birikimine eş-zamanlı ve paralel olarak “ Finansal Kriz ve Bunalım” deneyimleri birlikte işleniyor. Kayıtlara geçmiş ilk finans krizi; M.S.33 yılında Tiberius idaresindeki Antik Roma’da yaşanan ve “kredi krizi” olarak başlayan süreç temsil ediyor. 692 yılında Bizans’da ortaya çıkan ve “para tağşişi” üzerinden çıkan kriz ise günümüz İstanbul’u merkezli kaotik gelişmeleri tetikliyor.


1350’lerde Floransa bankalarından kaynaklanan büyük bankacılık krizi ve Çin’de tedavülde olan kağıt paralar üzerinden yaşanan enflasyon dalgası gelişmelere damga vuruyor. 1440’lara gelindiğinde, Kuzey İngiltere’den tüm Avrupa’ya yayılan “Büyük Çöküş”, kayıtlı yakın tarihin ilk major resesyonu olarak tarihe geçiyor ve tam otuz yıl sürdüğü biliniyor.


1630’larda Hollanda’da yaşanan “Lale Çılgınlığı” ve takip eden “Büyük Avrupa Krizi” sonradan yaşanacak krizlerin bir hazırlayıcısı olarak değerlendiriliyor. 1720’de, eş zamanlı patlayan “South Sea Şirketi” (İngiltere) ve “Mississipi/John Law” krizleri derin etkiler bırakıyor. Yaklaşık yetmiş yıl sonra ortaya çıkan “Doğu Hindistan Şirketi” etiketli üç krizin ortak noktasını; değeri şişirilmiş, finansal balon (bubble) oluşumuna yol vermiş manipülatif kurgunun oluşturduğu kayıtlara geçiyor. 1770’lerde yaşanan “Amsterdam” ve “Birleşik Krallık” ekonomik krizleri ise bankacılık kategorisinde değerlendiriliyor. Amerika’nın bağımsızlığını kazanmasından hemen sonraki yirmi yıl zarfında birbirini takip eden dört ekonomik kriz konjonktürünün neden ve nasıl yaşandığı ayrıntılı olarak kayıt altına alınıyor.


Danimarka devletinin iflas krizi ile başlayan 1810’lar sonrasında, sonuncusu “1896 Paniği” olmak üzere, İngiltere, Amerika, Hindistan ve Avustralya’da tam onaltı adet finansal kriz yaşanıyor. Bunlar arasında, gene hisse senetlerinde yoğun manipülasyon kaynaklı şişme-balon sendromu ile yapılandırılan “1873 Büyük Krizi” ön plana çıkıyor ve ilgili arka plan okumalarına dayanılarak; “yakın zamanların en büyük ve 1929 Krizi başta olmak üzere, takip eden krizlerin orijinal kaynağı” kimliği ile sınıflandırılıyor.


Ülkemizin ekonomik politika tercih ve gelişiminde de köklü değişiklik etkisi yaratan “1929 Büyük Bunalımı”, modern zamanların belirleyici bir tarihsel dinamiği olarak hafızalara kazınıp, yakın zamanların en kapsamlı biçimde kayıt altına alınan finansal felaketi olarak biliniyor. Onu takip eden benzeri döngüler arasında; 1973 “OPEC Krizi” ve 1979 “Petrol Krizi” etki ve kapsama alanları dikkate alınarak ayrı bir klasmanda değerlendiriliyor. Nitekim, seneler sonra bugünlerde, mesela İran-ABD savaşı ekseninde yaşanılan petrol tartışmalarında bu tecrübe birikiminin gündeme geldiği izleniyor.


1980’lerde yaşanılan sekiz; 1990’larda ortaya çıkan oniki geniş ölçekli finansal-piyasa krizleri ardından 2000’li yılların kriz takvimi; “Arjantin Çöküşü” ile başlıyor ve “2001 Türkiye Krizi” ile birlikte start alıyor. Yakın tarihin ön plana çıkan benzer yaşanmışlıkları arasında “2008 Konut Krizi” ve 2020’lerden sonra ortaya çıkan “Pandemi Bunalımı” sayılıyor ve bu deneyimler geniş ölçüde ortak hafızada tazeliklerini koruyor.


Burada, amacımızın; detaylı bir tarihsel finansal kriz ve bunalım çizelgesi çıkarmak olmadığını hatırlatarak ilerlemek gerekiyor. Üstelik, bazılarının ifade ettiği üzere, finansal kurgu ve yerleşik düzenlerin ancak “kriz doğurarak ve krizlerden beslenerek varlığını sürdürdüğü” gibi tartışmaları ele almak niyet ve gayreti bulunmuyor. Ancak, yaşanan ve sadece parasal kayıp/kazanç hanesinde değil ve fakat toplumların hayatında, tarihin akışında büyük etki doğuran bu yaşanmışlıkların bizlere sağlayacağı dersler ve önümüzde açacağı gerçekçi okumalara dikkat çekilmek isteniyor.


Geçmişte yaşanılmış ve ileride benzerlerinin tekrarlanacağına şüphe bulunmayan Finansal Kriz gerçeğinin, bedel ödenerek kazanılmış öğrenme hafızası penceresinden bakarak bir tarifini oluşturmak gerekiyor:


Finansal Kriz; ” verimli yatırım olanaklarına sahip finansal piyasaların ahlaki tehlike ve ters seçim problemlerinin (manipülasyon dahil) giderek kötüleşmesi nedenleriyle, finansal varlık ve fonların etkili biçimde yönetilmemesi/yönlendirilmemesi sürecinde ortaya çıkan yaygın ve sistematik, ancak doğrusal olmayan bozulma “ hal ve akışıdır.


Finansal kriz olgusunun; doğrusal olmayan (non-lineer) karakteristiği, sıkıntılı durum ve sürecin yayılma ve bulaşma bakımından “önceden kestirilemez ve her kesimi vurabilen” olumsuz etki yaratma özelliklerine işaret ediyor. Bu bakımdan, tıpkı orman yangınlarında, ilk ve öncelikli müdahale taktiğine; “yangını çıkış bölgesinde yayılmadan izole etme; kontrol altına alma” yaklaşımına benzer bir duruşla, anında ve kararlı müdahale ve sıçrama/bulaş etkisini, karantina altına alma iradesi gerekiyor. Finansal kriz ve bunalımlar tarihinden çıkarılacak en büyük derslerden birisini belirtilen bu tespit oluşturuyor.


Finans literatürü, yaşanmış krizlerin analiz ve okumalarından hareketle, bu gibi rutin-dışı ve ancak sürekli yaşandığı için adeta kanıksanmış süreçlerin ortak niteliklerini paylaşıyor:


Aşırı Borçlanma ve Yüksek Kaldıraç Kullanımı,

Varlık Balonları,

Yayılma/Bulaşma Etkisi,

Likidite/Nakit Sıkışıklığı,

Güven Kaybı ve Panik.


Yukarıdaki listeye, farklı coğrafya ve zamanlarda yaşanan krizlerin özel ve özgün durumlar göz önüne alınarak daha da zenginleştirilmiş bir pencereden bakılması gerektiği not ediliyor. Ancak, işin temelinde, Finans ve Kriz dinamikleri kapsamında yer alan esas unsurun; “İnsan” ve “İnsan Davranışı” olarak karşımıza çıktığını unutmamak gerekiyor.


İnsan, güçlü ve zayıf yönleriyle, her zaman ve zeminde; fiyatın içinde; krizin temelinde yer almaya devam ediyor.

Faizsiz ihtiyaç kredisi / taksitli nakit avans fırsatları

Yeni Müşterilere Özel
Faiz oranı%0
Vade3-4 Ay
Toplam tutar₺100.000

4 Ay vadeli ₺65.000’ye varan kredi

3 Ay vadeli ₺25.000’ye varan nakit avans

3 Ay vadeli ₺10.000’ye varan kurtaran hesap

Detay
Tüm faizsiz fırsatlar
Prof. Dr. Murat Ferman

Prof. Dr. Murat Ferman

Prof. Dr. Murat Ferman, akademik derecelerini İstanbul Üniversitesi ve Virginia Tech. University ’den almıştır.“Bilimin kamuya yayılması” ilkesine öncelik veren bir akademisyen olarak, güncel makale ve radyo-televizyon yayınlarını yıllardır sürdürmektedir.