Eko-Finans için Çerçeve Zaman Çözümü

Ekonomideki gelişme ve piyasadaki değişimleri, üçer aylık – çeyreklik zaman dilimleri temelinde izlemek gerekiyor. Özellikle, belirsizlik ve dalgalanmaların yoğunluk kazandığı dönemlerde; finansal değerlendirme ve okumaların, bu zaman perspektifi üzerinden gerçekleştirilmesinde fayda görülüyor.


Murat FermanYayınlama: 18.05.2026 | Güncelleme: 18.05.20264 Dakika Okuma

Eko-Finans için Çerçeve Zaman Çözümü logosu

Eko-Finans için Çerçeve Zaman Çözümü

Ekonomideki gelişme ve piyasadaki değişimleri, üçer aylık – çeyreklik zaman dilimleri temelinde izlemek gerekiyor. Özellikle, belirsizlik ve dalgalanmaların yoğunluk kazandığı dönemlerde; finansal değerlendirme ve okumaların, bu zaman perspektifi üzerinden gerçekleştirilmesinde fayda görülüyor.


Aslında, ekonomi okumaları ve piyasa öngörüleri yardımıyla; “olmuş/bitmişi açıklamak kadar, gelecekteki değişim/tahminleri de öngörme”  amacına ulaşılmaya çalışılıyor. Nitekim, finans teknik ve sanatı, artık geride kalmış; değiştirilemeyecek olgulardan ziyade, geleceğin olası yapılanma ve yönüne dair güvenilir ve sağlam temelli öngörülere daha fazla yoğunlaşma imkanlarını sunuyor.


Bu yüzden, üç aylık (12 haftalık) Çeyrek vadeli analiz yaklaşımı, piyasa ve finansal varlıklar için kısa süreli eğilim ile yönelişleri aşan ve sürekli/yerleşik yönelişleri (TREND) ortaya koyan çerçeveyi sağlıyor. Anlık veya günlük dalgalanma ve değişiklikler temelinde piyasalara yönelik takip ile değerlendirme yapıldığı zaman, görülmesi gereken genel eğilim ve yönelişleri ıskalama riski artıyor.  


Konjonktürel gelişmelerin imza ve kimlik kartını oluşturan trendleri tespit etmek için çok kısa; gereğini yerine getirip piyasalarda “pozisyon almak” için çok uzun zaman dilimleri arasında optimal bir vadeyi temsil eden bu perspektifi ihmal etmemek; üçer aylık analizlere öncelik tanımak gerekiyor.


Bu suretle, şu an yaşamakta olduğumuz belirsizlik dozu yüksek ve rutin-dışı koşullarda zorlaşan orta-uzun vadeli erim temelli (bir/üç/beş yıllık) analizler yerine, ayakları yere basan ve sonuç odaklı üçer aylık periyotlar bazında çalışılması mümkün hale geliyor. Günlük, haftalık, aylık dalgalanmaların yanıltıcı perspektif ve çerçevelerine sıkışmadan, daha uzun soluklu değerlendirme ile öngörülerin kapısı açılıyor. Üstelik, yerleşik enflasyon sendromunun yaşandığı bizim gibi ekonomilerde, enflasyon etkisini; üçer aylık dönemde, güncel takip etme ve finansal kararlara dahil etme imkanı yakalanıyor.


Yılın ilk çeyreği henüz tamamlanmadan başlayan Körfez Savaşı, ikinci çeyreğin yarılandığı bu günlerde etkisini sürdürüyor. Piyasalarda hakim endişe ve belirsizlik ikliminin gölgesinde gerçekleştirilen ABD-Çin Zirvesi, “oyun değiştirici” bir etki doğurmaktan uzak kalıyor.

İlk okumalara göre, “Çin’in, bazı kesimlerce beklenilen açık ve net bir İran desteği sergilemekten kaçındığı; Amerikan yönetimi ile açık çatışmadan uzak ve fakat birlikte ticari kazanç sağlamayı sürdürme yönünde kararlı durduğu” ortaya çıkıyor.


Trump’ın, “ 3B (Boeing, Beans, Beef) ” yaklaşımının içini doldurarak,  yolcu uçağı; soya fasulyesi ve et ihracatı kulvarlarının tamamında istediğini elde ettiği; yaklaşan Kasım seçimlerine yönelik olarak, seçmen kitlesi nezdinde avantaj sağladığı değerlendiriliyor. Amerikalı dev firma yöneticilerinin varlık ve görüşmeleri, 2017 yılından bu yana ilk kez gerçekleştirilen zirvenin “ticaret ve yatırım ağırlıklı” yapılanmasına delil teşkil ediyor.


Küresel tüketimin tek başına üçte birini sağlayan Amerikan pazarının bu rekabetçi avantajını Trump ustalıkla değerlendirmeye, Çin ise, “siyasal itibar ve gücü inişte, ancak tüketim iştahı kesilmeyen bir ABD” tercihinin arkasında durmaya devam ediyor.


Başkan Trump’ın; “hemen şimdi kazanç sağlama; parayı kasaya koyma” yaklaşımı yanında, “uzun erimli ve sabırlı yürüyüş” stratejisini önceleyen Çin siyasetinin bu günkü emanetçisi Başkan Şi’nin duruş ve ifadeleri yakından izleniyor. İki ülkenin, liderleri eliyle yürüttüğü Yüksek Politika oyununda, İran, öncelik sahibi olma şansını kaçırmış; başta Hürmüz olmak üzere, hareket alanı, artık daha da daralmış bulunuyor.


ABD tarafından yürütülen denizde fiziki ambargonun yanısıra, finansal yaptırım ile siber kuşatma altında kalan İran’ın ekonomik soluğunun daraldığı değerlendirmeleri ağırlık kazanıyor. Ülkenin, zor kullanarak ve oldu-bitti temelli bir Hürmüz düzenlemesi ile yoluna devam etme şansı giderek azalıyor.


Savaş koşullarının hangi erim ve şartlarda sona ereceği konusu henüz cevaplanamıyor, ancak, petrol ile altın fiyatları arasındaki ters yönlü ilişki dinamiği geçerliliğini sürdürüyor. Keza, Dolar ve ABD kağıtları ile altın/gümüş arasında benzer bir ilişki süreci yaşanıyor. Sene sonuna kadar, enflasyon verilerinin beklentileri aşması ve istihdam piyasasının direncini koruması yüzünden FED tarafından beklenen faiz indirimlerinin önü kesilmiş bulunuyor ki, bu öngörü; altın üzerinde baskı yaratıcı etkiyi gündemde tutuyor. Güncellenmiş yılsonu petrol fiyatı öngörüleri ise henüz doksan Dolar düzeyinin altında seyrediyor.


Piyasalarda yaşanan “zor ve zahmetli zamanlar” göz önüne alındığında; bu gibi dönemlerin uygun zemin hazırladığı manipülatif ve yönlendirici gelişme ile paylaşımlara karşı dikkati elden bırakmamak gerekiyor. Üçer aylık perspektif temelinde piyasaya bakma ve pozisyon alma yaklaşımı gibi bilinen ve denenmiş finansal stratejileri yeniden hatırlamada fayda bulunuyor.         

Faizsiz ihtiyaç kredisi / taksitli nakit avans fırsatları

Yeni Müşterilere ÖzelSponsor
Faiz oranı%0
Vade3 Ay
Toplam tutar₺100.000

3 Ay vadeli 50.000 TL'ye varan kredi

3 Ay vadeli 50.000 TL'ye varan taksitli avans hesap

Detay
Tüm faizsiz fırsatlar
Murat Ferman

Murat Ferman

Prof. Dr. Murat Ferman, akademik derecelerini İstanbul Üniversitesi ve Virginia Tech. University ’den almıştır.“Bilimin kamuya yayılması” ilkesine öncelik veren bir akademisyen olarak, güncel makale ve radyo-televizyon yayınlarını yıllardır sürdürmektedir.

Hesap’a özel fırsatlardan haberdar ol!

Kayıt olarak güncel fırsatlardan her zaman haberdar olabilir, en uygun teklifleri yakalayabilirsin.